Kendime Dair 9
15 Kasım 2020
15:15
Sonbahara girmemizle mevsimin bitmesi çok çabuk oldu. Kış mevsimine girmek üzereyiz ve kim bilir kasımda aşk başkadır deyip haftalık sevgili yapıp zaman öldüren insanlar ne kadar çoktur. Ben uzun zamandır yalnızlığımla baş başayım. Günler, haftalar öyle çabuk geçiyor ki hafta sonunu karıştırır hale geldim. Biliyorsunuz ki pandemi dolayısıyla okullar da kapalı olunca iyice karıştırır oldum. Bugün konumuz ne ben de bilmiyorum. İsterdim ki yazılarımın altına yorumlar yaparak bir sonraki yazımı siz belirleyin lakin neden çekiniyorsunuz bilemiyorum.
Bu hafta psikiyatri kontrolüm vardı. Gittim ve sigortam olmadığı için daha yüksek bir fiyat ödedim. Haplarımı aynı düzen içinde kullanacaktım lakin onlarda fazlasıyla para tuttu. Mühim değil çünkü artık ailem bana karşı farklı davranıyor. Önceleri olduğundan daha iyimser daha sevgi dolular. İstedikleri tek şey benim iyi olmam. Lakin bazen öyle çok daralıyorum ki. Tek başına evden çıkamamak, sosyal bir hayata sahip olamamak beni bunaltıyor. Bir işim olsaydı eminim daha iyi hissederdim. Yine de geçen terapim çok iyiydi. Danışmanım sözleri ile çoktan egomu yükseltmişti. Anlattığım randevu olayıyla kendime olan saygımı, özsaygıyı daha iyi anladım. Neden kendimi basitleştirmiştim ki… neden beni kullanmalarına izin vermiştim diye bir anlık sesli düşünmemle suçluluk duygularım ortaya çıktı. Danışmanımın dediği şey o an psikolojim onları gerektiriyordu. Başka seçeneklerim yoktu. Haklı mıydı bilmiyorum. Ama o anlar sağlıklı düşünmediğim bir gerçekti. Sınır kişilikteydim. Aşırı şekilde cinsel dürtülere sahiptim ve bunu tetikleyen ailemdi.
Beni, bana anlatıyordu. Merhametli, iyimser, cana yakın, güler yüzlü… sanki iyilik perisini anlatıyordu. Bu, ben miydim? Evet, bendim. Bundan öyle çok emindim ki… peki ya o kendine zarar veren, ailesini üzen, yatakta vahşice kendine eziyet ettiren kimdi? O bilinçaltımın insanlara görünmek için uydurduğu kötü kendimdi. Bunları bilerek yapmıyordum. Sınır kişilik dendiğinde çok önyargı içeren düşünceler var.
Ben hayatıma aldığım her kim olursa olsun gerçekten değer verdim. Sevdim. Hatta sadece iki günlük biri için ağladığımı biliyorum. Mühim olan sizin bize davranışınız… benim için artık bunlar mühim değil çünkü iyileşmek ve gerçek bir birey olmak için inanın çok çaba sarf ediyorum. Aylardır kendime zarar vermiyorum. İki- üç haftadır kötü kendime geçmiyorum. Ailemle aram gayet iyi. Elimden geldiğince yürüyüş yapıyorum. Şiir yazmayı bıraktım. Şu aralar kendimi çözümlemeye odaklandım. Bir abim sağ olsun konuşmaları ile terapi yaparcasına iyi hissettiriyor ve beni daha iyi bilgilendiriyor.
Ben ne kadar iyi niyetli olsam karşı taraf o kadar kötü niyetli oluyor. Bu durumdan yorgun düşüyorum ve kendimi suçluyorum. Ama ne yaparsam yapayım asla birine karşı art niyet beslemedim. Yaşadığım evlilik ve olan olaylardan sonra umudumu yitirmiştim. 80’leri anımsatan beyefendi birini ne bulurum ne de öyle bir ilişkim olur diyordum. Lakin unutmayın. Önce siz, kendinize saygı gösterecek, seveceksiniz. Sonra gelen her kimse size saygı göstermek zorunda kalacaktır. Siz sınırlarınızı, değerlerinizi bildikten sonra inanın kimsenin kötülüğüne uğramazsınız. Bunu, şu iki haftadır daha iyi anladım. Umutlarınızı yitirmeyin. Günümüz ilişkileri ne kadar yapmacık, bel altı da olsa… siz doğru ve yanlışları bildikten sonra bir şey olmaz.
Ben, yaşadığım taşınma travmasından sonra hala olayı atlatamamışlığın verdiği olumsuz duyguları aşmaya çalışıyorum. Bu olayı söz konusu ettiğimde aklıma ilk gelen oyuncak tavşanım oluyor. Sonra ilk okul arkadaşlarım. Babamı suçlamayı bıraktığımı fark ettim. Yine de nedendir bilmiyorum aşamıyorum. Ve aile içinde annemin duygu geçişlerinden çok fazla etkilendiğimi de fark ettim. Annem sinirliyse ben de öfkeli oluyorum. Mutluysa ben çocuk gibi neşe saçıyorum. Bir önceki yazımda dedim ya… çocuklarınızı o hale getiren sizsiniz. Ben de annemin kızıyım. Ona göre şekil alıyorum. O şekilde görüldüğüm için öyle davranıyorum. Okuduğum kitapların çok faydası oldu ki artık ailemle çatışma halinde değilim.
Konudan konuya geçiş yaptıysam kusuruma bakmayın. Kaydolmak için sayfamın sonunda izle butonundan abone olabilirsiniz. Yorumlayarak bana destek olursanız mutlu edersiniz.
Değerli okuyucum, senden başka biri daha yok. Seni seviyorum. Şans seninle olsun.
İç Sesler


hayatın temelinde yer alan ying yang - iyi kötü çatışması her alanda her zaman kendisini gösterir. Önemli olan biz kendi içimizdeki dengeyi tam kurmayı başaralım bu da sadece kendi elimizde olan bir şeydir.
YanıtlaSilYeni yazım olan sınır kişiliğin kötü benliği sizlerle umarım değerli yorumlarınızı eksik etmezsiniz
YanıtlaSil