Kendime Dair 10 Kötü Benlik
19 Kasım 2020
19:30
Bugüne nasıl ulaştığımı, nasıl akşamı ettiğimi bilemiyorum. Dün sabah yine her zamanki olan annemle tartışmamızı yaptık ve sofrayı kaldırdım. Kardeşimin o an konuya dahil olup bana dediği söylemler canımı sıktı. Sakindim ama annem bir şeylere kızgındı. Nedenini bilmediğim şekilde ablamla da tartıştı ve küstüler. Bu artık ev içinde çok doğal karşıladığım bir şeydi çünkü her gün yaşanan bir olaydı. Daha sonra anneme yardım etmek için önlük tutundum ve bulaşıkları durulamaya başladım lakin annem öyle çok bağırıyordu ki… ben sakinliğimi korudum ve onu da sakinleştirmeye çalıştım. İşimiz bittikten sonra salona geçtim, ablam da oradaydı. Annem hala söylenmeye devam ediyor bizim de ona karşılık vermemizi istiyordu çünkü ciddi manada başkasına yönlendirme savunmasını üstelik manipüle ederek çok iyi kullanıyor. Benim de moralim düşmüş kendimi kötü hissetmiştim. Öğlen yemeğini yememiş yine çocuk gibi küsmüş, inat yapmıştım. İstediğim annemin beni o geçmişi açarak, ettiği sözlerle ne kadar kırdığını bilmesi… olmadı. Ben de yürüyüşe diye çıktım evden. Kafamda öyle düşünceler vardı ki… kaybolmak, yok olmak istiyordum. Hani nerde kendime olan saygım püff uçtu. Bir türlü olumsuz duygulardan arınamadım. O gün telefonu sesliye aldığıma adım kadar eminim lakin sessizdeymiş. Annem aramış baya bir ama ulaşamamış. Parkta kuzenimle telaşlı halde geldiler. Elimden telefonu aldığı gibi yüzüme de bir tokat indirdi. Günün tüm öfkesini bu şekilde atmış olmalı ki biraz olsun sakinleşti.
Eve giderken yolda durup telefonumu inceledi. Oysa hiçbir şey yoktu. Yaptığım bir yanlış yoktu. Eski ben değilim. Ben o herkesle seks konuşup, bunun için buluşan biri değilim. Kendimi düzeltmiştim. Ve ne biliyor musunuz? Ben artık bu döngüden, günah keçisi olmaktan, kendimdeki o utanç, suçluluk duyguları ile seksten iğreniyorum. Mastürbasyon dahi yapmıyorum. Erkekleri artık bir obje olarak görmüyor, gerçek bir arkadaşlık için uğraş veriyorum. Kime diyorum. Kimin umurunda bunlar…
Eve geldiğimizde o kadar sakin davranıyordum ki kendimi bile savunmadım. Yorulmuştum. Beni hala o eski benle kıyaslayıp bir tuttukları için, hatamı yine yüzüme vurdukları için, geçmişi söz vermesine rağmen yeniden açtığı için yorgundum. Akşam altı civarı yemek yediler. Bense balkonda sigara izmaritini koluma basmamak için kendime yalvardım. Keşke bassaydım. Onun yerine haplarımı aldım ve bir tablet tegretol içtim. Bir saat sonra sersem gibiydim. Gözlerim ikişer değil üçer görmeye başladı. Annem zorla beni kaldırıp oturdukları odaya yatırdı. Ben ölmek için saatleri sayıyordum lakin artık saati bile görmüyordu gözüm. Zihnim o kadar bulanıktı ki kuzenimin gelmesi bile beni kaldırmadı. Yatıyor, uyur uyanık bir halde kalkmaya çalışıyordum. Yerime yatmalıydım ki beni fark etmesinler. Olmadı bir süre sonra ayağa kalktım lakin kalktığım gibi yıkıldım. Başımı sert şekilde kalorifere vurmuşum. Ellerimi dengede tutup ayakkabımı bile giyemedim. Telaşla kuzenim kucağına alıp arabaya bindirdi ama ben kesik kesik hatırlıyorum. Her ne ise o geceyi hastanede sabah ettik annemle…
İyileşmiştim, sabaha karşı görmem düzelmeye başlamıştı. Az da olsa dengede durabiliyordum. Eve geldiğimizde içimi pişmanlık kaplamadı aksine neden ölmedim diye kendi içimde isyan ediyordum. Elimden telefon alınmış, haplar benim bulamayacağım şekilde saklanmış… inanın blog yazmak bile istemiyor canım. Hala ölmek düşüncesi içinde savaş veriyorum.
Terapiye gittim. Danışmanım şaşırmıştı. İki haftadır mükemmel giden gelişimim bir anda boka döndü. Bunu kendim yaptım. Bilerek veya bilmeyerek kendimi suçlamaktan öteye adım atamıyorum. Ne bekliyorsunuz ki ben Borderline kişiliğim. Nasıl mı?
O gün yaşanan ailesel tartışma ilk sinyaliydi… öfkelenmiştim. Dışarı çıktım evet ama telefonlara bakmadım. Her zaman olanı yaptım. Tek fark artık birileriyle buluşup birlikte olmuyordum ama bu gelişimimi görüp benimle gurur duyacak bir ailem yok. Eve geldiğimde intihar etmek gözümü kırpmadan ölüme adım atmak sınır kişilik için zevk veren bir olay… bunu yaptım çünkü bilinçaltımda sabah yaşanan olayı bastırma içgüdüm bunu yaptırdı. Ailemi bir yandan cezalandırmış bir yandan da diğer olayı unutturarak görülmeyi sağlamıştım. Görüldüm. Sevildim… ama bir daha güven duygularını kazanamam. Bu çok zor olur…
Ağlamak istiyorum. Kafamı bedenimden koparmak, saçlarımı tek tek derimden ayırmak, kendimi parçalara ayırmak istiyorum. Yok olmak istiyorum. Acı duymak istiyorum. Çok acı duymak istiyorum ve bu düşüncelerimden artık yoruldum. Ne zaman tamam artık iyiyim dediğimde kendimi kontrol edemiyor her defasında uçurumun daha da dibini boyluyorum. Anlatmak istediğim sınır kişilik bu işte. Kontrol edemiyorum.
Ama pes etmek yok değil mi? Düştüm evet ama kalkmayı da biliyorum. Her defasında daha güçlü kalkıyorum. Bir şeyler öğrenerek, kendime katarak ilerliyorum.
Değerli okuyucum, eğer sende bu şekilde düşüncelere kapılıyor isen bana ulaş. Yazımın altındaki yorum kısmı sizler için var. Yorumlamayı ve beğenmeyi unutma…
İç Sesler
Fadime ÇELİK

Yorumlar
Yorum Gönder