Benliğimiz
11 Kasım 2020
15:25
Öz benlik nedir? Bizler neye göre şekil alırız? Şu an yaşadığımız duygular, davranışlar hatta dilimizden dökülen sözcükler bize mi ait?
Günümüzde psikolojik tedavi gören sayısı fazlasıyla artmış durumda. Bu okuyan neslin bir nebze de olsa bilinçli olmasından kaynaklı diye düşünüyorum. İnsanların çoğunluğu bu kadınlardan daha çok erkeklerde bulunmasıyla narsist kişilik yapılanması günümüz ilişkilerini fazlasıyla etkiler hale geldi. Bu tür kişilik yapılanmalarını diğer yazımda sizlere sunmak isterim lakin konumuz bu kişiliklerin nasıl ortaya çıktığı...
Psikolojik birçok araştırma mevcut ve kanıtlanmış durumda. Çoğunlukla Freud’dan yola çıkarak sunulan bilgiler ışığında günümüz kişilikler bizlerin doğduğu aile içinde kan bağımız olan 3. Nesle kadar dayanmaktadır. Henüz anne karnında birleşme itibari ile başlayan yaşam serüvenimizde bile etkileri bulunan kişiliğimiz bizleri en olmadık anlarda ortaya çıkarak gösteriyor. Daha önce ki rüyalar başlığı altında yazdığım yazımı okuduysanız bilirsiniz ki bilinçdışı yani varlığından bir haber olduğumuz görünmeyen yüzey korkularımızı… Olumsuz benliğimizi kimsenin hatta bizim bile görmediğimiz yerde saklayarak rüyalarda ortaya çıkarıyor.
Doğuştan gelen bir korkunuz mu mevcut? Ani oluşan ses dalgalarında irkilme mi yaşıyor sunuz? Eğer yaşadığınız anlarda bunlara sebep olacak bir travmanız bulunmuyorsa mutlaka ailenizde bulunan diğer ebeveynler araştırılmalı. Anne-babadan aktarılan genetik bağlar sizleri bir nevi yaşanan kötü olaylardan korumak adına güçlendirerek bir araya geliyor. Okuduğum kitaptan en iyi örneği sizlere sunmak isterim.
Bir genç uykusuzluk sebebi ile başvurduğu terapi sürecinde bunun ilk 19 yaşında başladığını dile getirdi ve anlatırken üşümek, donmak, korkmak gibi kelimeleri kullandı. Terapist ailesini araştırmak istedi. Genç çocuğun aile içinde hiç konuşulmayan hatta unutulan bir olayı hatırlamasıyla her şey daha açıktı. Amcası 19 yaşında bir dağa tırmanış yaparken kar kütlesinin altında kalarak donarak ölmüştü. Bu yaşanan olay hiç konuşulmasa bile genç çocuğu etkilemiş ve geceleri uykusuzluk olarak kendini göstermişti…
Peki, bunların kişiliğimizi etkilediğini nasıl anlarız? Yaşadığınız aile tutumu ve çevrenizde öğrendiğiniz en ufak bilgi bile sizlerin o topluma uyum sağlamasına yarar. E o zaman yanlış olan ne derseniz dönüp aynaya bakın. Neden bir kadın olarak ev işlerini kendinizden sorumlu tutuyor sunuz? Yada bir erkek olarak neden eve gelir sağlama ihtiyacı duyuyorsunuz? Bu ve birçok düşünce kalıbı yaşadığımız toplum sebebi ile oluşmaktadır. Giyimimiz, yediklerimiz, kullandığımız kelimeler dahil her şey yaşadığımız topluma göre şekillenir.
Mühim olan oturduğumuz yerde bir başkasını neden öyle giyinmiş, neden şöyle yapmış vb. türde yargılamamak. Herkesin doğrusu kendine göre gibi görünse de kişiliklerimiz gereği ve günümüz çağında eksik olan hatta giderek yok olan sevgi ihtiyacımızı karşılamak adına çevremizdeki insanlarla hep uyum çabasında yaşıyoruz ve asıl ne yapmak istediğimizi bilmiyor hedeflerimizi bir başkasına göre seçiyoruz. Günümüzde yaşamak elektronik bağımlılıktan ibaret bir asosyal hayat… ilişkilerimiz yalan dolu bir tutsak gibi…
Neden kendimiz olamıyoruz inanın bunu ben de tam olarak anlamış değilim. Çünkü nesilden nesle aktarılan duygu- davranış biçimleri olduğundan biz bu farkındalığı sağlayıp değişmedikçe aynı şeyler olup duracak. Farkında mısınız bilmem ama sürekli yaşadığımız çağdan şikayet eder olduk lakin hiç değiştirmeye, düzeltmeye çalışmıyoruz. Aksine bizler de ortak olup daha beter hale getiriyoruz. Oysa biraz kitap okumak, hiç değilse çocuklarınıza bu gelişimi aşılamak, onlara gerçek bir sevgi sunabilmek için kendimizi eğitmek, önce kendimiz bir birey haline gelip çocuklarınızı da birey olması için öğreterek geliştirmek zor olmamalı…
Çocuklarınızdan şikayet etmenize lüzum yok çünkü onları sizler büyüttünüz ve bu hale getiren de sizlersiniz. Yanlış anlamayın suçlu aramadığımı en başta söylemiştim tabi bloğumu ne kadar okuduysanız… bırakın çocuklar yaşına göre davransın. Onlar sizin bakıcınız veya mükemmel kavramına uygun hatasız bir varlık değil. Bırakın hata yapsınlar. İzin verin çevreyi kendileri öğrensin. Lakin gitmeyin ki dönüp arkalarına baktıklarında sizleri bulabilsinler.
Kendinize güvenin ve başarı adına gelişmekten asla korkmayın. Unutmayın ki o, bu, şu değil ancak siz değişirseniz Dünya daha iyi bir yer haline gelir.
Değerli okuyucum başı neydi sonu ne oldu, yazım burada son buldu. Yorumlamanı ve bana destek olmanı bekliyorum. Hayatında başarı seninle olsun.
İç Sesler
Fadime ÇELİK

Yorumlar
Yorum Gönder