Kendime Dair 7



26.10.2020

    12:40

   Kendimi normal hissediyorum gibi... Normal. Kime ve neye göre tartışılır bir konu ve eğer yorumlarınızla bu isteğinizi belirtirseniz normal-anormal konulu bir yazımı sizlere sunmaktan keyif duyarım.

            Hapları kullanalı iki ayı doldurdum. Lakin prolaktin hormonum yükseldi ki bunu göğüslerimden gelen süte benzer sıvı ile anladım. Oysa kilo alıyorum dolgunlaştılar diye sevinirken bir anda böyle bir olayla karşı karşıya gelmek beni korkutmadı değil. Attığım anti-depresif haplar olsa gerek dozları yüksek olduğu gibi sabah akşam atmam bunu hızlandırmış olmalı...

            İki-üç hafta sonra kontrole gittiğimde bir hormon testi istememde sakınca yoktur umarım. Şu haftalarda kendimde farkındalığını sağladığım şey çok fazla başkasına yönlendirme savunmamı kullandığım. Oysa kızdığım şey aslında kendimim ama anlık gelen öfke ve daraltımla aileme yönlendirdiğim bu savunma beni daha çekilmez kılıyor. Aileme karşı kendimi telkin edip sakinleşmeye çalıştığımda ise bunu nesnelere yönlendirerek yapıyorum. Yani illa bir şekilde o öfkemi kusacak bir alan buluyorum. Günümüzde çoğumuzda bulunan bu başkalarına karşı gelen anlık öfkelerimizi beynimiz kandırarak sanki onların yaptığı şeye kızıyormuş havasıyla bizlere sunar. Yanılmayın. Durup kendinize bakın. Aynalar şiirimde bahsetmek istediğim şey buydu. Kötü olan olumsuz duyguların alt sebebi kendimizdir. O an mutlaka bir şeyi başaramamışızdır, yapamamışız ve istediğimiz sonucu hatta karşımızdakinin istediği sonucu elde edememiş ve kendimizle ateşkes imzalayamamışızdır. Anlık bir daralma, yüzümüzün düşmesi, bir bomba misali patlamak için birinin başarısızlığını ele alarak rahatlarız. Sakinleşmek için bu alt sebebin farkındalığında olmalı ve o anda oradan uzaklaşıp bir süre yalnız kalarak içsel bir ateşkese kendinizi hazırlayın. Aslında büyük bir sorun bile ortada yoktur. Anksyeteye de benzetilen ufak sorunları sanki çok büyükmüşçesine kurgulayıp kendimizi o uçuruma, olumsuz benliğe sürüklemek bizleri ve çevremizi kötü etkiler.

               Duygu durum bozukluğu dediğimiz şeyde budur. Anlık saniyeler içinde oluşan kötü benliğimizle bir bomba gibi herkese öfkeyle yanıt veririz. Bu farkındalığı olmayan çoğu insan için normal gelir ki çevresi de bu duruma alıştığından anormal karşılamaz. Durup birkaç dakika sakinleşerek o an ne olduğunu gözden geçirmeli ve öfkenin temelindeki sebebi bilinçdışımızı devreye sokarak bulmalı yok etmeliyiz. Bu mutlu olduğumuz anlarda da geçerlidir. Bazen anlık saniyeler içinde örneklendirdiğimizde zayıf olduğum için benim iştahla bol yemek yemem beni aşırı mutlu birine dönüştürüyor ve her sofradan kalkışımda havalara uçuyorum, lakin görünen bu olsa da bilincimizde yatan o an ailemden gelen onaylanma, ilgi, tebriktir… eğer öfke içinde bir örnek isterseniz benim doktor randevumu atlamam ve geciktirdiğimi düşünmem alt sebeptir. Görünen randevuyu iptal ettiğim lakin benliğimde çok büyük bir olaymışçasına değerlendirip kötü benlik seslerini devreye sokmam bunun farkında olmadığım anlamını taşır…

            Bir Borderline olduğunuzu düşünüyorsanız psikoz ve Borderline (Sınır) başlıkları altında yazdığım yazıları yeniden okumanız.

            Geldiğiniz için teşekkür ederim. Yorum bırakmayı ve takipte kalabilmek için kaydolmayı unutmayınız.

            Değerli okuyucum, her ne yaşarsan yaşa ve her ne olursa olsun senden başka biri daha yok. Kendini sev ve geç olmadan barış. Seni seviyorum.

 

    İç Sesler

Fadime ÇELİK

Yorumlar

Yorum Gönder