Kendime Dair 5
15 Eylül 2020
15:20
Bugün yeniden aynı bir güne uyandım. Dün akşam yayın için yazımı yazdıktan sonra sonlarda kendimi kötü hissettim. Hala kendimi sırf birileri için uğraştığımı görmek, gerçek sevgiyi arama telaşım, birinin benimle ilgilenmesini istemem gülünç… Ne bekliyorum hayattan? Akşam sigaramın bitmesiyle babamdan para istemem gerektiğini biliyordum. Lakin içimdeki o değersizlik hissi kafamın içinde dolanan hiçbir haltı hak etmediğim düşüncesi beni bambaşka biri haline getirdi. Babama öfkelenmedim, kardeşimle tartıştım… Ama ailemin beni artık anlıyor oluşu ve şu zamana değin görmediğim ilgiyi ve sevgiyi göstermeleri tartışmamı boşa çıkardı. Sigaram yok diye bağırıp ağladım. Doluydum. Öfkemi aileme karşı değil de artık kendime gösteriyordum. Seanslarımda başkasına yöneltme savunmamı kullanmayı öğrenmiştim. Onlar bu halimi gördüklerinde daha fazla ilgilendiler. Bense ufacık şeyleri dert edip kardeşimin üstünden oynuyor bana kızıp bağırmalarını istiyordum. Beni cezalandırmalarını bekliyordum lakin ablam ve kardeşim “git fazla al beraber gidip başka şeyler de alalım...” demesi beni mutlu etti. İlaçlarımı almıştım. Saatte 9’u bulmuş geç olmuştu. Yüzüm gülmüyor, bir köşeye kendimi kapamış tırnak etlerimi kemiriyordum. Sesler öyle çok bağırıyordu ki kendimi yok etmek istiyordum. Neden? “Çünkü beklentisini karşılamadığım hiç kimsenin beni sevmeyeceğini düşünüyordum. Bu zamana kadar karşı cinsimle ilişkimi onlara itaat ederek yürüttüm. Ben çıkarsız bir sevgiyi hak etmiyorum, yetersiz, çirkin, zayıf bir insanım… “Bilinçdışı ve id beni işkence dolu bir dünyaya itiyordu. Ama iyi haber! Dün akşam kendime zarar vermedim. Tırnak etlerimi yemek haricinde oturup ailemle TV izledim. Sonra da neskafe yaptım. Sesler uyumamam için öyle oyunlar kurdu ki onlara ortak olmamak inanın benim için zordu. Kahvemi içip hemen uyudum. Ailemle aram bozulmadı, kavga-gürültü olmadı, kendime de zarar vermedim. Uzandım ve 3. Gözden kendimi sorguladım. Benim de kendime ait görüşlerim, savunduğum fikirlerim olduğunu fark ettim. Yine de o gürültülü iç dünyamdan sabah uyandığımda gülerek okuduğum yazımı da eklemek istedim.
14 Eylül 2020
23:10
İnat bir insan mıyım bilemiyorum. Çocukça davrandığım bir gerçek… Altı üstü sigaram bitmiş ne istiyorum ki… gidip babamdan isteyeceğim parayı o da verecek. Ne zorladı beni bu kadar? Ağlamak istiyorum. Kardeşime laf attım yemekten sonra ağlayacak, tartışacak bir şeyler bulmaya çalıştım. Ne olmuştu öncesinde… Bilgisayarda yazı yazıyordum. Kötü hissettirdi. Bu hafta seans da olmayacak ve ben oturmuş burada saçmalıyorum. Psikolojinin de kuramların da… Yorgunum. İnanın bir insanın kendine zarar vermesi delilik gibi görülebilir. Ben bu şekilde rahatlıyorum. Şimdilerde ise tırnaklarımı derime geçirmemek için nasıl bir çaba sarf ettiğimi bilmiyorsunuz. Terapi sürecimde evet birkaç yönden kendimi geliştirdim ama buna alışmak bir anda olması gerektiği gibi yaşam sürmek zor… Al işte güzeldi hani. Haftalardır gayet iyi idim. Ne bu? İsyanım kime? Saat olmuş 11 ben hala uyumamışım. Bide neskafe yaptım, uyumamak için. “Neden sigaram yok, internetim yok, dışarı çıkamıyorum” diye mi hayır. Bilmiyorum. Of! Seslerime tüküreyim. Yeter! Düşünmek istemiyorum. Ölmek istiyorum. Yok olmak istiyorum. Biri beni sevsin istemiyorum artık. Cidden yorgunum…
Ben böyle biriyim. Olumsuz bir benliğin içinde beni güçlü tutacak birilerine muhtaç gibi yaşadım. Küçükken annemin istediği bir evlat konumunda oldum. Ama ben hep daha fazlasını istedim. Bunların daha yeni yeni farkına varıyorum. Dün akşam yaşadığım o zorlu süreç beni kendimle daha barışık ve daha güçlü hale getirdi. Şimdilerde hedeflediğim birinin beni sevmesi için kendimden ödünler vermek değil aksine kendimi sevmek için kurduğum hayalleri gerçekleştirebilmek…
Bunu okuyan sen eğer kendini bu şekilde hissediyorsan, lütfen dön ve aynaya bak. Dünya da senden başka, senin gibi, sen olabilecek biri yok. Lütfen kendini sev ve barış. Burada; değerli okuyucum her ne yaşarsa ve yaşanırsa yerini kimsenin tutmayacağını bilmelisin.
İç Sesler
Fadime ÇELİK
Yorumlar
Yorum Gönder