Borderline Kişilik Yapılanması (Duygu Durum Bozukluğu)

 

14 Eylül 2020

       11:25

“Siz bilinçdışını bilince çıkartana kadar o sizin hayatınızı yönlendirecek ve siz buna kader diyeceksiniz”

Carl Gustav Jung

 

Saplantılı Güvensiz Bağlanma Stilindeki Borderline (Sınır) Kişilik Yapılanması

Olumsuz Benlik (-) Olumlu Başkaları (+)

    Sınır yapılanmasındaki bazı kişilerin zaman zaman gerçeklikten uzak, psikoz seviyesine yakın duygu, düşünce ve davranış içerisinde oldukları saptanmış.

    Toplum içinde erkeklerde de görülmekle birlikte en çok kadınlarda görülen Sınır kişilik yapılanmasında kişiler, başkaları ile kurduğu ilişkilerde daha çok bağlantıda kalma, sürekli olarak sevgi ve ilgi arayışı içine girme, reddedilmekten, terk edilmekten ve yalnız kalmaktan aşırı korkmak gibi özelliklerle diğer kişilik yapılanmalarından ayrılır.

    Saplantılı güvensiz bağlanma olarak ele aldığımız Borderline kişiliklerde olumsuz benlik ve olumlu başkaları algısı fazlasıyla hakimdir.

    İç görüleri çok azdır ve buna bağlı olarak duygu, düşünce ve davranışlarını yönetmekte zorlanırlar. Bu sebeple insanlarla kurdukları ilişkilerde sıkça sorun ve çatışma halindedirler. Başkaları ile saplantılı ilişkiler yaşayıp, onların gözlerinden sevgi ve ilgi alabilmek, onlarla bağlantıda kalmak içinse kişiliklerinden rahatlıkla ödünler vererek türlü yollara başvurabilirler.

    Bu davranışları bilinçdışının derinlerinde var olan sevgi, şefkat ve ilgi ihtiyaçlarından kaynaklanmaktadır. Toplum içinde marjinal ya da ilgi çekici kıyafetlerle dolaşabilirler ya da sıra dışı mekanlarda sıra dışı ilişkiler yaşayabilirler, hatta bu dikkat çekme ya da diğerlerinden şefkat görme ihtiyacı bazen o kadar önemli bir hal alır ki, göstermelik olarak kendilerine zarar verme davranışları bile sergileyebilirler.

    Borderline kişilikler, bölme savunma mekanizması altında hayatı ak ya da kara şeklinde algılar ve genelde duygusal olarak hayatı uçlarda yaşarlar. Borderline kişilikler için bölmenin kötü tarafında değersizlik, yetersizlik, suçluluk, kaygı, güvensizlik gibi duygular yer alır. Bu duygular ile yüzleşmek, onlara katlanmak sınır kişilikler için çok zordur, bu yüzden bölmenin iyi tarafında olmaya gayret gösterirler. Zorlandıkları anda ise en sık başvurdukları yansıtmalı özdeşim ve eyleme vurma savunma mekanizmalarını kullanırlar.

    Hissettikleri olumsuz duyguları başkasına yansıtarak yüklemek ve onlardaki iyilik halini alıp duygusal olarak rahatlama eğiliminde olurlar. Bunu gerçekleştirmek için durduk yerde bir tartışma ya da kavga başlatabilirler. Yapmak istedikleri tek şey içlerinde oluşan olumsuz duygulardan bir an önce kurtulmaktır.

    Borderline kişilikler yaşamlarında eyleme vurma savunma mekanizmasını da sıkça kullanırlar. İlişkilerinde sürekli partner değiştirebilirler, yoğun alkol ve uyuşturucu kullanabilirler… Yaptıkları her davranışın dozunu aşarlar. Kimi Borderline kişilikler ise her an yanlarında bir uyarana ihtiyaç duyarak yaşayabilir. Müzik dinleme, TV izleme, sevgili veya yalnız kalmamak adına sohbet edeceği başkaları olabilir. Hafta sonunu boş ve yalnız geçirmek onlar için kâbus niteliğindedir. Günler öncesinden bunun stresini yaşar ve aktivite dolu bir hafta sonu için çoktan plan yaparlar…

    Bu şekilde eyleme vurma savunmalarının ardında yatan neden, boşluktan kaçınmaktır. Her an o boşlukta olumsuz duygular açığa çıkabilir korkusu ile yaşarlar…

    Sınır Kişilikleri düşündüğümüzde aklıma hep Kemal Sunal’ın Kapıcılar Kralı filminde oturan karı-koca gelir. Binadaki sessizliği sağlamak ve Kadının her gün şiddete maruz kalmasına dayanamayıp polis çağırmak isteyen komşuları kapının açılması ve kadının kocasını hâkim niteliğinde savunması canlanır gözümde. Daha birkaç saniye önce kocasından dayak yiyen kadının bir anda kocasının tarafını tutması Borderline Kişilik yapılanmasında bir insana vereceğimiz en iyi örnek diye düşündüm. Kültürümüzde “karı-koca arasına fazla girilmez” gibi sözlerde ortaya atılmıştır.

    Bu tür bir kişilik yapılanmasının nasıl ortaya çıktığına gelirsek kendilerine bakım verenlerle kurdukları ilişki modellerini değerlendirebiliriz. Anne, çocuğun ayrılma- bireyselleşme döneminde (3-5) kendisinden ayrılıp bir birey olmasına bilinçdışı düzlemde izin vermez. Anne, çocuğun her ayrılma bireyselleşme denemesinde ona gözleri ile “gidersen seni terk ederim” “ayrılırsan senin annen olmam” gibi alt mesaj verir. Çocuğun egosu, henüz bu terkedilmeye dayanıklı değildir. Bu sebeple bireyselleşmekten ve kendi olmaktan vazgeçerek annesinin belirlediği sınırlar içinde yaşamak zorunda kalır.

    Gelişimin kritik evresindeki çocuk düşer ve dizini yaralar. Anne bölmenin iyi tarafında olumlu duygular hissediyor ise yerde ağlayan çocuğun yanına gelir, onu yerden kaldırır, sevgi ve şefkat göstererek onu öper. Fakat bu esnada anne bölmenin kötü tarafında olumsuz bir ruh hali içinde ise, çocuk açısından içinde bulunduğu durum da kötü sonuçlanır. Çocuk, değişik zamanlarda ortaya çıkan annenin (bakım verenin) bu iki kutuplu haline anlam veremez…

    Bu kişiler yetişkin olduklarında bile sevildiklerinden emin olma ihtiyaçlarını yakın ve sosyal ilişkilerinde bir kısırdöngü şeklinde sürekli tekrar ederler.

Borderline Kişilik Yapılanmasının Uzaklaşmacı Türü

    Sınır kişilik yapılanmasıyla ilgili paylaşılan özellikler daha çok öteki ile bağlantıda kalma ihtiyacı olan, onun tarafından terk edilmemek adına ona yapışma ya da onu idealize etme gibi savunma mekanizmaları sergileyen türüydü. Uzaklaşmacı türünde ise, kendileri ve diğerleri hakkında hissettikleri duygular anlamında benzer özellikler taşısa da karşı cinsle olan ilişkilerindeki davranışları ile ayrılmaktadır. Uzaklaşmacı Borderline için kurdukları ilişkilerde kişiler tarafından terk edilmek yine kaygı duydukları bir durumdur; fakat onlar terk edilmenin duygusal acısını kendilerine yaşatmamak için terk edilmeden önce terk etme gibi bir savunma davranışı geliştirmişlerdir. Kendilerine yönelik ilgi ve sevginin son bulacağını fark ettiklerinde kendileri sonlandırabilir. Benzer şekilde, eninde sonunda bir gün terk edileceklerini düşünerek uzun süreli ve duygusal yoğunluğu olan ilişkiye girmeyi ya da böyle bir ilişkiyi devam ettirmeyi istemezler. İlişkinin kontrolünü hep kendi ellerinde tutma çabaları olduğu için genelde partnerlerini evli erkeklerden ya da duygusal düzeyde ilişkiye girmeyeceklerini bildikleri kişiler arasından seçerler.

Borderline Kişilik Yapılanmalarının Özellikleri

  • Ø  Başkaları ile kurdukları iletişimde sevgi ve ilişki ihtiyaçları ön plandadır.

  • Ø  Yoğun şekilde terk edilme ve yalnız kalma kaygıları taşırlar ve bundan dolayı yakın ilişkilerinde insanlara bağımlı bir ilişki modeli sergilerler.

  • Ø  Bazıları terk edilmenin acısını yaşamamak için terk eden olmayı tercih ederler. (Uzaklaşmacı türü)

  • Ø  Yaşamlarında bölme savunma mekanizması baskındır ve bu yüzden de değişken ve kimi zaman tutarsız bir ruh hali içindedirler.

  • Ø  Bölmenin iyi tarafındayken aşırı sevgi dolu ve anlayışlı olabilirlerken, bölmenin kötü tarafına geçtiklerinde öfkeli ve kırıcı olabilirler.

  • Ø  Sıklıkla eyleme vurma, yansıtmalı özdeşim, ayartıcı bir tutum sergileme, başkalarını idealize etme ve onlara bağlanma gibi savunma mekanizmalarına başvururlar.

  • Ø  Adeta bir bukalemun gibi çevrenin beklentilerini karşılamak için renklerini değiştirirler.

  • Ø  Gerçek bir sevgi ve ilgiyi tam manası ile alamamış bir çocukluk geçirdiklerinden kendilerini çoğunlukla değersiz ve yetersiz hissederler.

      İç Sesler

Fadime ÇELİK

 

 


Yorumlar